a
Yeliz Ayan

Yeliz Ayan

25 Eylül 2021 Cumartesi

Remak Redüktör 2022 hedeflerini pekiştirdi

remak redüktör 2022 hedeflerini pekiştirdi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Uzun yıllardır Türkiye’nin önde gelen redüktör ve şanzıman üreticileri arasında yer alan Remak Redüktör yeni yatırımları ile sektördeki yerini sağlamlaştırmaya devam ediyor. Güç aktarım sistemlerinin redüktör ve şanzımanlarını üreten Remak Redüktör, 38 farklı çeşit ile şu an Türkiye’de en çok çeşit redüktörü üreten firma konumunda olmakla beraber, üretim yelpazesini genişletmeye devam ediyor. 2021 hedeflerinin hepsine ulaştıklarına değinen Yönetim Kurulu Başkanı Aydoğan Pehlivan, söze şu şekilde devam etti. “1987 yılından beri 9.000 metrekare alanda üretim yapan bir fabrika haline gelmek bizler için gurur verici, an itibariyle yelpazesi içerisinde Türkiye’de en çok çeşidi üreten redüktör fabrikası konumundayız. Firmamız politikası gereği hep farklı ürünlerde ve niş sektörlerde uzmanlaştık. Şimdi ise güç aktarım sistemlerinin geleceği olan Planet Redüktör yatırımımızla gündemdeyiz. Uzun senelerdir tarım sektörüne yönelik olarak planet redüktör üretmekteyiz ve edindiğimiz ARGE altyapısı ile daha büyük makinaların güç aktarım sistemlerini üretecek hale geldik. Bu durum hem ülkemiz hem de sanayimiz için çok iç acıcı. Ülkemiz sanayisi gün geçtikçe gelişmekte ve biz sanayicilere çok büyük görevler düşmektedir. Umarız ki üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirip hem ülkemiz için hem de firmamız için gerekeni yapmaya devam edeceğiz.”

Remak Redüktör ürünlerinin, Ortadoğu ülkeleri içerisinde çok fazla payı olduğunu belirten Aydoğan Pehlivan, 2021 yılı itibariyle Avrupa ülkeleri arasında da tercih edilmekte olduklarını, asıl hedefin Avrupa markaları arasında yerlerini sağlamlaştırmak olduğunu iletti. Üretim altyapısı içerisinde Avrupa gereklilikleri arasında bulunan kalite kapsamlarının hepsini tamamladıklarını belirten Pehlivan, gerekli tüm testlerden geçen redüktörlerin bağımsız laboratuvarlar tarafından denetlendiğini ve belgelendikten sonra Avrupa ve Amerika pazarına sunduklarını ekledi.

Avrupa pazarının yanı sıra, Amerika’da kurdukları yeni şirket olan “RemakUSA” ile de Amerika pazarını hedeflediklerini belirten Pehlivan söze şu şekilde devam etti ; “Amerika pazarı konumu ve popülasyonu itibariyle apayrı bir dünya halinde hareket etmekte, büyüyen markaların kesinlikle gözden çıkaramayacağı bir pazardır. Remak Redüktör olarak Amerika pazarı her zaman eksenimizde olan bir hedefti fakat bu atılımları doğru zamanda istikrarlı ve sağlam bir şekilde yapmak asıl mühim olan bir diğer husustur. Günümüz itibariyle yeni firmamız olan “RemakUsa” Amerikanın Florida eyaletinde faaliyetlerine başlamış bulunmaktadır. Remak Redüktör tarafından üretilen tüm redüktör, şanzıman ve diğer tüm ekipmanlar an itibariyle Amerika’da bulunan firmamız tarafından stoklu bir şekilde satılmaktadır. Orta vadeli hedeflerimiz içerisinde ise Amerika pazarında kalıcı ve bilinen bir oyuncu olmak vardır. ARGE’sini tamamladığımız ve seri üretime başladığımız Planet Redüktörler ise Amerika pazarında öne süreceğimiz en büyük oyuncularımızdan biri haline gelecektir.”

Öncelikli hedef sektörlerinin her zaman ihtiyaç duyulan altyapı sistemleri olduğu belirten Pehlivan, yatırıma her zaman devam edeceklerini açıklayarak, farklı ülkelerde aktivitasyonunu her geçen gün arttırarak Türk ürünlerinin ve Remak Redüktör’ün geniş yelpazesinin kullanıcının takdirine sunduklarını ardından fazlasıyla tercih edildiğini belirtti.

Günümüz itibariyle ARGE altyapılarını her geçen arttırdıklarını belirten Pehlivan, uzun vadeli hedefleri arasında ise bir ARGE Merkezi kurmak olduğunu ve katma değerli işler yaratacaklarını iletti. Yapılan yeni yatırımlar ile farklı sektörlerde kilit oyuncu hedefi olma hedefi gün geçtikçe sağlamlaşan Remak Redüktör her geçen gün yatırımlarına fazlasıyla devam edeceklerini söyledi.

Devamını Oku

Sıcak su ile yıllık bin 200 ton domates üretiliyor

sıcak su ile yıllık bin 200 ton domates üretiliyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Eskişehir’de yıllık bin 200 ton kapasiteyle domates üretimi yapılan bir serada, jeotermal su kaynağından ürünlere verilen sıcak su sayesinde hem domateslerin gerekli sıcaklıkta kalması sağlanıyor, hem de verim artırılıyor.
Eskişehir’in Çifteler ilçesinde jeotermal su kaynağı kullanılarak üretim yapılan bir serada, yıllık ortalama 60 bin fide ile bin 200 ton domates yetiştiriliyor. Özellikle kış aylarında hava sıcaklıklarının sıfırın altına düşmesine rağmen, sıcak su sayesinde yılın her döneminde farklı çeşitlerde domates üretilebiliyor. Seranın iç sıcaklığı sabit 27 derecede tutulurken, jeotermal su kaynağından verilen sıcak su ise 55 dereceye ulaşıyor. Üretim yaptıkları serada genellikle Avrupa ülkelerinde tercih edilen topraksız tarım faaliyetlerini gerçekleştirdiklerini söyleyen Ziraat Mühendisi Yasin Sarıkoç, jeotermal su kaynağı sayesinde ısıtma maliyetini azalttıklarını belirtiyor.

domates 1

“Öncelikle ısıtma maliyeti olarak daha avantajlı oluyor”
Jeotermal su kaynağı sayesinde daha verimli ve ekonomik üretim yapıldığını ifade eden Ziraat Mühendisi Sarıkoç, “Bu serada son yıllarda ülkemize gelen ve Avrupa’da revaçta olan topraksız tarımı gerçekleştiriyoruz. Bu üretim şeklinde jeotermal kaynak sularını kullanarak ısıtma sağladığımız seralarda domates yetiştiriciliği yapıyoruz. Öncelikle ısıtma maliyeti olarak daha avantajlı oluyor. Geri dönüştürülebilir bir kaynak. Ülkemizde daha çok Eskişehir ve çevresinde bulunduğu için bu bölgelerde domates tarımında veya topraksız tarımda ısıtma amacıyla kullanılıyor. Bu sıcak sular tamamen otomasyona bağlı olduğu için bitkiyi istediğimiz sıcaklıkta, istediğimiz kadar tutabiliyoruz. Yani bitkinin istediği sıcaklığa daha kısa sürede ulaşmamızı sağlıyor. Daha ekonomik ve verimli üretim yapmamızı sağlıyor” şeklinde konuştu.

“Genel olarak jeotermal suyla tam otomasyon sera sistemlerinde de farklı çeşit sebzeler yetiştirilebilmektedir”
Oluşturulan şartlar sayesinde farklı sebzelerin de yetiştirilebileceğinin altını çizen Sarıkoç, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

Devamını Oku

Ayı dehşeti: 6 büyükbaş hayvan telef oldu

ayı dehşeti: 6 büyükbaş hayvan telef oldu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sinop’un Ayancık ilçesinde araziye giren 3 ayı, 6 büyükbaş hayvanı telef etti.
İlçeye bağlı Büyükdüz köyü Bağma Mahallesi’nde yaşayan Veysel Özcan’a (35) ait 6 büyükbaş hayvan, önceki gün yakınlarında evlerin olduğu araziye girerek 6 büyükbaş hayvanı telef etti. Besicilikten geçimini sağlayan Veysel Özcan, daha önce çevre köylerde de büyükbaş hayvanlara ayı saldırması olaylarının yaşandığını belirterek, “Bu köyümüzde yaşanan ilk olay değil. Bu sene içinde komşularımızda da oldu, diğer köylerde de oldu. Hayvanlarımı 25 dönümlük arazime bırakıyorum. Hayvanlarımın 4’ü arazimdeki kapalı alanda sıkıştırılarak telef edilmiş. Bununla ilgili yetkililerimizin önlem almasını istiyoruz. Köy içine kadar giren ayılar, yarın insanlara da saldıracak. Büyükbaş hayvanlarıma saldıran bir ayı da değil, biz izini takip ettik, en az 3 ayı izi var burada. Hayvancılık zaten iyice zorlaştı, bir de 6 hayvanımız gitti, 60 bin lira zarar. Biz bu 60 bin lirayı bir senede kazanan insanlar değiliz. Biz süt satarak geçiniyoruz. Lütfen yetkililerimiz sesimizi duysunlar” diye konuştu.

Devamını Oku

Konya Şeker’de 68. kampanya döneminin üretim startı verildi

konya şeker’de 68. kampanya döneminin üretim startı verildi
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Konya Şeker’in 68. Çumra Şeker’in ise 18. kampanya dönemi Çumra Şeker’de yapılan törenle açıldı.
Tören saygı duruşunda bulunulması, İstiklal Marşı’nın okunması ve Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programda açılış konuşmasını Anadolu Birlik Holding İcra Kurulu Başkanı Taner Taşpınar yaptı. Çumra Şeker’in 18. kampanya dönemini bugün, ilerleyen günlerde de Konya Şeker’in 68. kampanya dönemini açmanın kıvancını Pankobirlik Genel Başkanı ve Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk’un 29 Eylül’de yapılacak olan Genel Kurul’da aday olmayacağını açıklaması nedeniyle büyük bir burukluk içerisinde yaşadıklarını belirten Taner Taşpınar, “Bizim de temennimiz, genel başkanımızın üreticiden, Konya’nın her kesiminden ve ülkemizin dört bir tarafındaki çiftçilerden ve çiftçi kuruluşlarından, tarım sektöründen yükselen sese kulak vermesi ve kararını yeniden gözden geçirmesi yönündedir. İnşallah gönlümüzdeki olur ve yüzümüz pancarın şekeri gibi ışıldar, üreticinin çalışanın kaçan tadı ilk üreteceğimiz şeker ile birlikte geri gelir” dedi.
Bu yılki kampanyada 3 milyon 550 bin ton pancar alımı yapmayı planladıklarını ifade eden Taşpınar, “Alımını gerçekleştireceğimiz 3,5 milyon tonun üzerindeki pancarı 2 fabrikamızda işleyeceğiz ve kampanya dönemi sonunda 450 bin ton şeker, 700 bin ton yaş küspe, 126 bin ton melas, 64 bin ton kuru küspe üretmeyi planlıyoruz. Her iki fabrikamızın günlük pancar işleme kapasitesi 28 bin tondur. Bu yıl kampanya süresini 120 gün olarak planladık. Konya Şeker hinterlandında bulunan 217 köyde ve 467 bin 263 dekarlık alanda 13 bin 735 üreticiye sözleşmeli şeker pancarı üretimi yaptırıldı. Bu yılda 8 bölgede 36 kantar ve 66 boşaltma makinesiyle 7 gün 24 saat pancar alımı gerçekleştireceğiz. 2021-2022 kampanya döneminde de alımı gerçekleştirilecek olan pancarın fire-polar analizi üreticilerin pancar teslimi sırasında gelişmiş ekipmanlarla yapılacaktır. Konya Şeker’in, bu kampanya döneminde fireler düştükten sonra 3 milyon 200 bin ton pancar işlemesini öngörüyoruz. Konya Şeker’in varlık sebebi sürdürülebilir tarımsal üretim ve tarımsal üretimde sürekliliği sağlamaktır. Bunu gerçekleştirmenin yolu da üreticiyi hem üretimin her aşamasında desteklemekten hem de tarımsal ürünü kıymetlendirecek ve üreticinin alternatif ürünleri de üretmesini sağlayacak yatırımları yapmaktan geçiyor. Konya Şeker her kampanya döneminde olduğu gibi bu kampanya döneminde de daha tohum tarlaya atılmadan üreticiye destek vermeye başladı. Üretimin her aşamasında verdiği ayni ve nakdi desteklerle üreticinin finansman yükünü hafifletmeye çalıştı. Üreticinin eli dara düşüp tarladaki üretim tehlikeye düşmesin diye yapabileceğini her sene olduğu gibi maksimum seviyede yaptı. Üreticiyi namerde muhtaç etmeyecek tedbirleri aldı ve bunun gereğini de yaptı. Bugün başkanımız Recep Konuk’un 22 yılda oluşturduğu ekosistem ile üreticimizden 36 çeşit ürün alıyoruz, üreticimize bunun karşılığı olarak 2020 yılı sonu itibariyle yaklaşık 3 milyar 500 milyon lira para ödedik. Üreticiye yapılan bu ödemenin yanı sıra, tarladaki ürünün hasadıyla başlayan sürecin döndürmeye başladığı ekonomik zincirde yer alan nakliye sektöründen sanayiye, perakendeden yeme-içme sektörüne kadar uzanan çok sayıda sektörün de çalışmasını sağlayarak toprağın bereketinden her yıl olduğu gibi binlerce insanı refahla buluşturduk” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından, Çumra Şeker Fabrikasına bu kampanya döneminin ilk pancarını getiren çitçiler arasından kura ile belirlenen 3 çiftçiye çeşitli hediyeler takdim edildi. Programa, Çumra Cumhuriyet Savcısı Orhan Yıldırım, İlçe Jandarma Komutanı Mustafa Yücel Serdar, Müftü Ekrem Akman Şen ile Çumra’daki resmi dairelerin amirleri ve diğer bürokratlar, muhtarlar, sivil toplum kuruluşu yetkilileri, Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi ve Anadolu Birlik Holding çatısı altındaki şirketlerin yöneticileri, çalışanlar, üreticiler ve bölge çiftçileri katıldı.

Kaynak: İHA

Devamını Oku

Bakan Pakdemirli, sözleşmeli üretimi işaret etti

bakan pakdemirli, sözleşmeli üretimi işaret etti
1

BEĞENDİM

ABONE OL

İzmir Bayındır’da Küçük Menderes Havası Tarım ve Orman Sektör Buluşması’nda konuşan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, dünyada genel fiyatlama ile ilgili kriz olduğunu ifade ederek üreticinin de tüketicinin de bu konuda bedel ödediğini söyledi. Bakan Pakdemirli, Türkiye’de kayıtlı olarak yüzde 5 olarak geçen sözleşmeli üretimin çok daha yaygın hale gelmesi gerektiğini vurguladı.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Bayındır’da düzenlenen Küçük Menderes Havası Tarım ve Orman Sektör Buluşması’na katıldı. Burada çiftçilerle bir araya gelen Bakan Pakdemirli, basına kapalı olarak devam eden toplantıda çiftçilerin beklentilerini dinleyerek sorularını cevapladı. Dünyada genel fiyatlama ile ilgili kriz olduğunu, bu konuda çalışmalar yaptıklarını belirten Bakan Pakdemirli, üreticinin de tüketicinin de bu konuda bedel ödediğini vurguladı. Bakan Pakdemirli, çözüm için sözleşmeli üretimi işaret etti.

“Genel fiyatlama yapısı ile alakalı genel bir kriz var”
“Dünyada ister istemez gıda fiyatlarında bir artış var” diyen Bakan Pakdemirli şöyle devam etti: “Gerek yemde, gerek gübrede, gerek tarımsal hammaddede, gerekse petrol malzemelerinden tutun da çeliğe kadar birçok fiyatta artış var. Dünyanın gıda üretimi ile alakalı bir sıkıntısı yok. Buradaki ana sıkıntı şu; pandemi ile ilgili endişeler, fiyatları artırıyor. Bunlar da bizim tarımsal girdilerimizin fiyatlarını artırıyor. Gübrenin ana hammaddesi doğalgaz. Doğalgazın fiyatı arttıkça ister istemez gübrenin fiyatı da artıyor. Ancak artışlar olması gerekenin çok üstünde ama endişeler henüz dünyadan çekilmemiş olmasının vermiş olduğu bir genel fiyatlama yapısı ile alakalı genel bir kriz var. Biz de burada başta üretici olmak üzere tüketiciyi koruma gayesiyle Toprak Mahsulleri Ofisi, yem hammaddeleri satışına temmuzda başladı. 3 senedir besicimize, üreticimize vadeli şekilde bunları vermeyi sağlama konusunda adım atmıştık. Şimdi bunu daha da genişlettik. Bugünkü toplantının neticesinde burada da atılması gereken ekstra adımlar varsa hep birlikte atıyor oluruz.”

bakan2

“Hızlı bir şekilde çalışıyoruz”
Küresel belirsizlik, ihracat yapılan ülkelerdeki iklim kaynaklı üretim azalışı, girdi maliyetlerinin de stok endişeleri ile birleşince maliyet konusunda artış olduğunu kaydeden Bakan Pakdemirli, “Bu, üreticiyi etkilediği gibi tüketiciyi de etkiliyor. Gıda fiyatlarındaki artış için çözüm çalışmaları Gıda Komitemiz başta olmak üzere, Ekonomik Koordinasyon Kurulumuz başta olmak üzere hepsine hızlı bir şekilde çalışıyoruz. Bugün itibariyle konulan, konuşulan ve yapılan teşhislerin hepsinde doğruluk payı vardır ama bazıları biraz yüzeysel. Artık bizim yapısal bir şey yapmamız lazım. Yeni bir sayfa üzerinden bu işi götürmemiz lazım” ifadelerini kullandı.

“G20 ülkelerinin ana meselelerinden bir tanesi bu”
Üreticinin, “En çok alın terini ben döküyorum, ancak istediğim kadar alamıyorum. Pazarda 20 lira” dediğini, tüketicinin de “Ben istediğim kalitedeki ürünü haklı bir fiyat seviyesinden alamıyorum. Üreticideki fiyatla bana geldiği fiyat arasında büyük fark var” dediğini ifade eden Bakan Pakdemirli, “Bu mesele sadece Türkiye’nin meselesi değil. Geçen hafta G20 toplantıları için İtalya’ya gittim ve inanın bütün G20 ülkelerinin ana meselelerinden bir tanesi bu. Tohumdan çatala kadar olan zincirdeki meseleyi çözmek, aradaki seviyeleri daha iyi noktaya getirebilmek. Çiftçimiz haklı olarak ‘En çok alın terini ben döküyorum. Ben yeterince kazanamıyorum’ diyor. Aradakilere sorsanız belki onlar da benzer şeyler söyler ama en nihayetinde burada bir bedel ödeniyor. Bana sorarsanız tüketici tarafından da bir bedel ödeniyor, üretici tarafından da ödeniyor” diye konuştu.

Sözleşmeli üretim vurgusu
“Biz birkaç yüzyıllık metotlarla buradaki zinciri kurmaya çalışıyoruz” diyen Bakan Pakdemirli, sözlerine şöyle devam etti: “Halbuki sözleşmeli üretim diye bir kavram var. Sözleşmeli üretimi Türkiye’de, çok daha yaygın, çok daha iyi bir hale getirmemiz lazım. Türkiye’de sözleşmeli üretim, kayıtlı olarak yüzde 5 ama mesela Amerika’da bitkisel üretimde yüzde 80-80. Biz bununla ilgili bir dijital tarım pazarı ve bir platform kurduk. Platforumu yeniliyoruz. Sözleşmeli üretimde bu işin kayıtlı hale getirilmesi gerek. Sözleşmeli üretim bugün şu veya bu şekilde var. Sebze-meyve tacirleri borçlandırma usulü ile üreticileri bir sözleşmeli üretim içerisine alıyor ama tek taraflı bir dikte ile tek taraflı bir dayatma ile bu iş yürüyor. Sabahki ilçe başkanları toplantısında konuşuldu. Efendim, ‘Domates, piyasada sözleşmeli üretimdeki fiyattan daha ucuz olduğu için almak istemiyorlar’ gibi bir duruma giriyor mesele. Yani burada sözleşmeli üretimi mutlaka çok daha iyi bir noktaya getirmemiz gerekiyor. Bunun üreticiye, tüketiciye, devlete faydası var. uzun zaman içerisinde enflasyonun düşmesine faydası olacak sözleşmeli üretimi, mutlaka bu işin içerisine dahil etmemiz lazım. hemen bir günde tüm sistem değişecek diye bir şey yok ama gönüllülük esası ile çalışacak bir meseledir. Çiftçimiz eğer razı olursa o şartlara baştan girecek ama aynı zamanda finansman da sağlayacak. Gübresini alacak, tohumunu alacak, ilacını alacak ve bir şekilde yoluna devam edecek. Hasat günü satacağı ürününü fiyatını baştan bilecek.”

“En iyi örnek şeker pancarında”
Sözleşmeli üretimin önemine değinmeye devam eden Bakan Pakdemirli, “Bu salondakilerin çoğu maalesef üretim yaptığı ürünlerin fiyatını bilmeden bu işin üretimini yapıyor. Halbuki ürünlerin fiyatlarını bilsek buna katlanıp katlanmayacağımıza o an karar vermek bizlerin elinde diye düşünüyorum. Türkiye’de bunun en iyi örneğini şeker pancarında görüyoruz ve sonuç itibariyle hem üreticiye hem tüketiciye fayda sağlayacak bir mevzudur. Gıda Fiyatları İzleme Kurulumuz, Ekonomi Koordinasyon Kurulumuz ve Gıda Komitemiz özellikle gıda fiyatlarının bu değişen ortamda ve defakto oluşmuş, hem dünya fiyatları olsun hem de zincirdeki verimsizlikler olsun; bunların üzerine gidiyor ve gitmeye de kararlı” dedi.

“Çiftçimizin ‘Biz zarar ediyoruz’ dediği bir ürün yok”
Bakan Pakdemirli, “Desteklerin ne kadar verimli olduğu tartışılır ama destekleri ne kadar artırırsak bugün üretim de o kadar artıyor. Daha verimlisi olabilir ama bugün itibariyle desteklerin artışı ile beraber Türkiye’nin verimi artıyor. ‘Destek bizden, üretmek sizden, bereket de Allah’tan’ diyoruz. Son 3 senede, Türkiye tarımsal üretimde büyüyor ve büyümeye de devam ediyor. Allah’a şükürler olsun bugün itibariyle piyasada çiftçimizin ‘Biz zarar ediyoruz’ dediği bir ürün yoktur. Besicilik ve yetiştiricilerimizin zaman zaman maliyetlerin altına düştüğü dönemler olabiliyor ama bunlarla ilgili tedbirleri alıyoruz, almaya da devam edeceğiz. 2021’de 24 milyar lira desteğimizi verdik. Bu sene bu destek daha da fazla olacak. Birçok destek kaleminde artış oldu. Bu desteklerin 10 mislini vermek isterim ama elbette sınırlarımız var ama bugün itibariyle çok rahatlıkla şunu söyleyebilirim; toplumda eğer kayrılan bir kesim varsa çiftçi kesimidir. Bunu yapmamız gerekiyor. İmkanlar çerçevesinde daha da yapmamız gerekiyor” dedi.

Kaynak: İHA

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.